Yiğit: Ayrıcalık istemiyoruz, haklarımızı istiyoruz.!
GÜNDEMBirleşik Kamu İş Konfederasyonu'na bağlı Güven Haber Sen Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yiğit ile sendika üyeleri bir araya gelerek, basın açıklamasında bulundular.
HATAY HABER AJANSI - Taşeron firma çalişanlarının yaşadığı ücret ve sosyal hak adaletsizliğine dikkat çekmek için bir araya geldiklerini söyleyen Güven Haber Sen Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yiğit, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi;
Bugün burada, PTT A.Ş. bünyesinde görev yapan İdari Hizmet Sözleşmeli personelin iş güvencesini, kazanılmış haklarını ve geleceğini savunmak; aynı zamanda PTT'nin asli ve sürekli hizmetlerini büyük bir özveriyle yerine getiren taşeron firma çalışanlarının yaşadığı ücret ve sosyal hak adaletsizliğine dikkat çekmek için bir araya geldik.
Bizler, Güven Haber-Sen ve Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Hatay İl Başkanlığı olarak; emeğin, hukukun, adaletin ve sosyal devlet ilkesinin yanında olduğumuzu bir kez daha güçlü şekilde ifade ediyoruz.
PTT, 185 yıllık köklü geçmişiyle ülkemizin en önemli kamu kurumlarından biridir. Bu kurumu ayakta tutan binalar değil; her koşulda fedakârca görev yapan emekçileridir.
Ancak bugün binlerce İdari Hizmet Sözleşmeli personel geleceğine ilişkin ciddi kaygılar yaşamaktadır. Hazırlanması planlanan yeni düzenlemelerde çalışanların iş güvencesini zayıflatabilecek hükümlerin yer alması, çalışma barışını bozacak ve kamu hizmetinin niteliğini olumsuz etkileyecektir.
İş güvencesi olmayan bir çalışandan verimli hizmet beklenemez. Geleceğinden endişe eden bir personelin kuruma aidiyet duygusu zedelenir. Hukuki güvence olmadan çalışma hayatında huzurdan söz edilemez.
Bizler ayrıcalık istemiyoruz.
Lütuf istemiyoruz.
Sadece Anayasa'nın güvence altına aldığı hukuk devleti, eşitlik ve sosyal devlet ilkelerinin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz.
Bu nedenle taleplerimiz açık ve nettir.
Birinci talebimiz;
İdari Hizmet Sözleşmeli personele ilişkin temel hakların yalnızca PTT A.Ş. Yönetim Kurulunun tek taraflı düzenlemelerine bırakılmamasıdır. Çalışanların kaderi tek taraflı idari tasarruflarla belirlenemez. Yapılacak düzenlemeler hukuki güvence sağlayacak şekilde ve sosyal tarafların görüşleri alınarak gerçekleştirilmelidir.
İkinci talebimiz;
İHS Yönetmeliğinin 108. maddesi çalışanların iş güvencesini tehdit eden yapısıyla kabul edilemez. Bu madde ya tamamen yürürlükten kaldırılmalı ya da açık, objektif, ölçülebilir ve yargı denetimine tam anlamıyla açık kriterlerle yeniden düzenlenmelidir. Hiçbir kamu çalışanı keyfi uygulamaların tehdidi altında görev yapmak zorunda bırakılamaz.
Üçüncü talebimiz;
PTT A.Ş.'nin ileride 4046 sayılı Kanun kapsamında özelleştirme kapsamına alınması ihtimalinde, İdari Hizmet Sözleşmeli personelin mağdur edilmesine asla izin verilmemelidir. Olası istihdam fazlası veya iş kaybı durumunda çalışanların diğer kamu kurumlarına nakledilmesini sağlayacak açık yasal güvence oluşturulmalıdır.
Çünkü hiçbir emekçi yıllarını verdiği kurumun geleceği nedeniyle belirsizliğe mahkûm edilemez.
Bugün burada yalnızca İHS statüsündeki çalışanların değil, PTT'nin yükünü omuzlayan taşeron firma çalışanlarının da sesi oluyoruz.
Aynı işyerinde, aynı işi yapan, aynı sorumluluğu paylaşan çalışanlar arasında yalnızca statü farklılığı nedeniyle ücret ve sosyal hak eşitsizliği yaratılması kabul edilemez.
Taşeron firma personelleri yıllardır düşük ücretlerle, sınırlı sosyal haklarla ve güvencesiz çalışma koşulları altında hizmet vermektedir. Buna rağmen PTT hizmetlerinin sürdürülebilmesi için büyük fedakârlık göstermektedirler.
Anayasamızın güvence altına aldığı eşitlik ilkesi ve çalışma hayatının temel prensibi olan "eşit işe eşit ücret" ilkesi, PTT çatısı altında çalışan herkes için eksiksiz uygulanmalıdır.
Hiçbir emekçi statüsü nedeniyle ayrımcılığa uğramamalı, emeğinin karşılığından mahrum bırakılmamalıdır.
İHS personelinin iş güvencesi güçlendirilmeli, taşeron firma çalışanlarının ücret ve sosyal hak mağduriyetleri kalıcı çözümlerle giderilmelidir.
Çünkü güçlü kamu hizmeti, güvenceli ve mutlu çalışanlarla mümkündür.
Buradan PTT A.Ş. yönetimine, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına ve ilgili tüm kurumlara çağrımızdır:
Çalışanların sesine kulak verin.
Sorunları görmezden gelmeyin.
Sosyal diyalogu güçlendirin.
Hazırlanacak tüm düzenlemeler çalışanların haklarını güçlendirsin; zayıflatmasın.
PTT'de hiçbir emekçi ayrıştırılmamalı, hiçbir çalışan emeğinin karşılığından mahrum bırakılmamalıdır.
Bizler mücadelemizi hukuk içerisinde, demokratik zeminde ve sendikal sorumluluk bilinciyle sürdürmeye devam edeceğiz.
Hiçbir emekçiyi yalnız bırakmayacağız.
Haklı mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.
Yaşasın örgütlü mücadele!
Yaşasın Güven Haber Sen
Yaşasın Kamu iş
Konfederasyonu
Yaşasın emek, adalet, eşit işe eşit ücret ve iş güvencesi mücadelemiz!
İlginizi Çekebilir